NOBEL ÖDÜLLÜ YAZAR GABRIEL GARCIA MARQUEZ HAYATA GÖZLERİNİ KAPADI / ÖLMEDEN ÖNCE YAZDIĞI MEKTUBU

NOBEL ÖDÜLLÜ YAZAR GABRIEL GARCIA MARQUEZ HAYATA GÖZLERİNİ KAPADI / ÖLMEDEN ÖNCE YAZDIĞI MEKTUBU

Nobel ödüllü dünyaca ünlü yazar Gabriel Garcia Marquez 17 Nisan 2014 tarihinde zatürreden sebep bir süredir tedavisine devam edilen hastanede hayata gözlerini kapadı.

Kolombiyalı yazar, haberci, kısa öykü ve senaryo yazarı Gabriel Garcia Marquez veya Latin Amerika’da daha bilinir adıyla Gabo, 6 Mart 1927 tarihinde Kolombiya’nın Aracataca şehrinde dünyaya geldi. Dedesi ve büyükannesinin evinde teyzeleri ile birlikte büyüdü. Kolombiya Ulusal Üniversitesinde hukuk ve gazetecilik eğitimine başladı fakat okulu bitirmeden yarıda bıraktı. Daha sonra 1948 yılında El Universal ve Cartegena gazetelerinde gazeteciliğe başladı.

Yaprak Fırtınası isimli romanı 7 yıl boyunca kendisine bir yayıncı aradı ve 1955 yılında yayınlanarak yazarın ilk önemli eseri oldu.

On sekiz yaşından beri Garcia Marquez büyük babası ve büyük annesinin evinde geçirdiği zamanlar ile ilgili bir roman yazmak istiyordu. Fakat uzunca bir zaman yazısı için uygun bir ton yakalayamamıştı fakat bir gün ailesi ile Acapulco’ya seyahat ederken aradığını buldu. Anında arabası ile u dönüşü yaptı ve ailesi ile birlikte yolculuğu orada sonlandırarak yazısına başlamak için evin yolunu tuttu. Yazısına devam ettiği sürede ailesine bakabilmek için arabasını satmak zorunda kaldı çünkü romanı yazması tahmin ettiğinden uzun sürüyordu. 18 ay boyunca her gün yazdı. Kasaptan tutun markete her yere borçlanmışlardı fakat 1967 yılında roman yayınlandığı “Yüzyıllık Yalnızlık” ile roman olarak dönemin en önemli ticari başarısını elde etti. Ayrıca bu kitap ona Nobel ödülü için yolu açan kapı olacaktı.

Bu kitaptan sonra Garcia Marquez dünya çapında bir üne kavuştu ve ailesi ile 7 yıllığına İspanya, Barselona’ya yerleşti. Ayrıca Kolombiya hükümeti ile bazı gerilla gruplar arasında yapılan uzlaştırıcı görüşmelere katılması ününe ün kattı. Yine artan ünü onun eski Küba başkanı Fidel Castro gibi liderler ile dostluk kurmasını sağladı.

Ayrıca Havana Film Enstitüsünün yaptığı bazı Güney Amerika yapımı filmlerin  senaryolarına yardımcı oldu. Kolera Günlerinde Aşk gibi bir çok romanı uyarlanarak sinemaya ve opera oyunlarına aktarıldı.

Garcia Marquez 8 Aralık 1982 yılında romanları ve kısa hikayeleri neticesinde Nobel ödülüne layık görüldü. Böylece Güney Amerika’dan bu ödülü kazanan 4. kişi oldu. Ödül konuşması ise “Latin Amerika’nın Yalnızlığı” adı altında ünlendi.

Kolombiyalı yazara 1999 yılında lenf kanseri tehşisi konulmuştu. Los Angeles, Amerika’da kemoterapi gördü ve olumlu sonuç alındı. Bu sırada yeni eserler yazmaya devam ediyordu. 2008 yılında aşk üzerine bir romanı tamamladığını fakat daha isim bulamadıklarını açıkladı. Daha sonra bu romana “En agosto nos vemos” yani Ağustos’da Görüşürüz adı verildi.

2012 yılında kardeşi Jaime Garcia Marquez’in artık bunama hastalığına yakalandığını açıkladı. 2014 yılında ise Garci Marquez ciğerlerindeki enfeksiyon ve zatürre sebebiyle Meksika’da hastaneye yatırıldı ve 17 Nisan 2014 günü 87 yaşında hayata gözlerini yumdu.

Yazarın Yaprak Fırtınası, Albaya Mektup Yazan Kimse Yok, Hanım Ana’nın Cenaze Töreni, Şer Saati, Yüz Yıllık Yalnızlık, Sevgiden Öte Sürekli Ölüm, Mavi Köpeğin Gözleri, Başkan Babamızın Sonbaharı, İyi Kalpli Erendira ile İnsafsız Büyükannesinin İnanılmaz Acıklı Öyküsü, Kırmızı Pazartesi, Kolera Günlerinde Aşk, Labirentteki General, On İki Gezici Öykü, Aşk ve Öbür Cinler, Benim Hüzünlü Orospularım gibi bir çok romanı ve öyküsü Türkçe’ye çevrilmiştir.

garcia-marquez-veda-mektubu-siralio

Yorumlar

Yorumunuzu Yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*